Adını yörede yetişen ve nadir bir bitki olan ‘safran’dan alan, klasik Osmanlı kent mimarisinin nadide örnekleriyle bezenmiş, Dünya Miras Listesi’nde yer alan, en az 6 bin yıllık geçmişe sahip Safranbolu’da bir hafta sonu geçirmek; paha biçilemez! İstanbul’a yaklaşık 6 saat, Ankara’ya ise 3,5 saat uzaklıkta yer alan Safranbolu Karadeniz’e ucundan dokunan, yeşilini, doğasını ve güzelliklerini […]
Gizem, 90’ların sonunda Gemi Lojistiği işinde, Genel Müdür asistanı olarak iki yıl çalıştıktan sonra o işin kendisine göre olmadığını anlamış ve istifaya karar vermiş. Ama patronu “sen istifa etme, ben seni kovayım” demiş ve Gizem’e tazminatını da ödeyerek farkında olmadan Interrail fırsatını altın tepside sunmuş. Bundan yıllar önceydi. Bir kitapçının rafları arasında dolaşırken yine gezi […]
Afyon, daha önce yazdığım birçok kentten farklı olarak şehircilik atılımını tamamlamamış bir kasaba görünümünde. Tarihi evleri oldukça fazla, fakat restorasyon konusu çok kısır. Ballı-kaymak, sucuk, kaymaklı kadayıf veya kabak tatlısı, lokum, et ürünleri denenmeli. Zira yeme içme konusunda bir hayli iyi bir memleket. Açığı da buradan kapatıyor zaten. Hamam veya termale gidip keyif sürülebilir Afyon’da. […]
Yaprakların sarardığı sonbaharda, çiçeklerin açtığı ilkbaharda çok romantiktir Abant Gölü. Fakat kar yağdığında bambaşka güzel olur. Göl buz tutar, her yan beyaza bürünür. İstanbul’da hava birden kar yağışına dönünce biz de hafta sonu günü birlik Abant’ın yolunu tuttuk. Hadi hazırlanın, şimdi de sizinle gidiyoruz! Hava bültenlerinin yağacak mı, yağmayacak mı kararsızlığına net bir tavır koyan […]
Ben de fırsat buldukça hafta sonları sokaklara, kamplara, başka kentlere, çok sevdiğim coğrafyalara doğru yola çıkıyorum. Geçtiğimiz hafta da kar Balkanlar’dan henüz girmişken ama İstanbul’a uğramamışken arkadaşlarımızla Edirne’nin yolunu tuttuk. İstanbul gibi bir metropolde koştura koştura yaşamak, sabahın köründe kalkıp işe gitmek için otobüslerde, metrobüslerde itiş kakışın içinde bulunmak, akşam iş çıkışı trafikte saatlerce kalmak […]
Sanırım bundan 5-6 yıl önceydi. Bizim çocuklar okumak için Viyana’ya, Aachen’a doğru yola koyulmuş, bizlerse arkalarından su döküp veda partileri düzenlemiştik. O vedalardan bir tanesi Kadıköy’de o zamanki ‘Son Gemi’de yapılmış, kalanlar gidenlere “siz oradayken yanınıza mutlaka geleceğiz” sözü vermişti. Kalan ömrümüzden seneler birer birer eksildi. Ya iş meşgalesi, ya nakitlerin denkleşmemesi sebebiyle bizim Viyana […]
Birçok insanın “Ankara’nın neyini seversiniz” sorusuna verdiği “İstanbul’a dönüş yolunu” cevabına son yıllarda katılamıyorum. Bundan belki 10 yıl önce ben de Ankara’yı pek bir kasvetli, sıkıcı ve gri bir kent gibi görüyordum. Şimdi kasveti de, grisi de olduğu gibi duruyor. Ama Ankara’da yapılacak o kadar çok şey var ki, geçmişteki o sıkıcılık bugün yılda birkaç […]
Bitpazarlarında dolaşmak, tezgâhları kurcalamak, ilgimi çeken ve bütçeme uyan şeyleri sabırla arayıp bulmak büyük keyif veriyor bana. Yıllar önce hafta sonları Kadıköy’deki eski Salı Pazarı önünde kurulan bitpazarında başlayan ‘kurcalama’ faaliyeti hâlâ fırsat buldukça devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Viyana’daydım. Özel lezzetler, müzeler, tarihi binaların yanı sıra beni heyecanlandıran diğer bir şey de Cumartesi günü kurulan […]
‘Yırcalılar mahkemenin bir an evvel nihai kararını vermesini, toplanan binlerce ağacın bir şenlikle dikilmesini bekliyor’ Kolin İnşaat’ın bundan yaklaşık 3 hafta önce, termik santral yapmak için, dozerleri zeytin ağaçlarına doğru sürüp, onları yerle bir etmesiyle uyandık! Ne zaman kanunsuz bir iş yapılacak olsa bu saatler seçilir oldu son zamanlarda. Ergene’de, Gezi Parkı’nda, Dilovası’nda ve şimdi […]
Şu günlerde kış mevsimi her ne kadar kağıt üstünde kapıyı çalsa da neredeyse yazdan kalma günleri yaşadığımızı söyleyebilirim İstanbul için. Hal böyle olunca öyle uzun uzun plan program yapmadan soluğu Büyükada’da aldık. Yarım gün boyunca bisiklete bindik, ada havası soluduk, bolca sohbet edip kente geri döndük. Aslında gidip gidemeyeceğimiz bile sabah belli olmuştu. Zira Burcu […]
